İş Etiği Hakkında Düşünmemiz Gerekiyor

İş Etiği Hakkında Düşünmemiz Gerekiyor

Başarılı ve Başarısız Projeler Arasındaki Farklar

Bu defa, hizmet sağlayan değil, hizmet alan perspektifinden bakmak istiyorum. 


Her yıl çok sayıda kurum ve kişi ile temas ediyorum. Dolayısıyla, çok farklı çeşitte deneyim görebilme fırsatına sahibim. 


Gördüğüm o ki; hizmet sağlayıcı perspektifinden bakınca, bu tarafta her şey harika ama kurumlar uygulayamıyor demek oldukça kolay. Peki tüm gerçek sahiden bu kadar mı?


Çok istekli ve emek vermeye hazır kurumlar görüyorum; bir zamanlar çok istekli başlamış ve emek vermiş kurumlar da. Açıkçası, bir kurum bir alana yatırım yapıyorsa zaten isteklidir, inançlıdır ve emek vermeye hazırdır. E, hizmet veren de kendini harika görüyorsa, o zaman bunca başarısız proje neden? Üst yönetim sahiplenmedi mi? Projeye yatırım yapma kararını kim verdi peki?


İşte burada, iş etiği giriyor devreye. 


E-postalarımıza her gün teklif talepleri geliyor. Talepleri tek tek inceliyor, beklentinin ne olduğu, hem bizim hem kurumun beklentiyi karşılayacak kapasiteye sahip olup olmadığımız üzerinde görüşmeler yapıyoruz. Bazen bir teklifin projeye dönüşmesi aylar alan planlama görüşmeleri gerektirebiliyor. Nasıl bir yol izleyeceğimiz üzerinde adım adım düşünüyor ve bir projeyi alma kararını bu değerlendirme süreçlerinden sonra veriyoruz. Karar ise, karşılıklı talep ve taahhütler içeriyor.


Neden mi? Çünkü, herkesin vakti, emeği, sermayesi kıymetli. Kurum, bir projeye yatırım yaptığında bu, bir fırsat maliyetine katlandığı anlamına geliyor. Hizmet sağlayan, bunun bilincinde olmalı ve sorumluluğunu taşımalı diye düşünüyorum. 


İşte burada iş etiği kavramı giriyor devreye. Projenin sonunda, herkesin (hizmet sağlayanın, ekibin ve Üst Yönetimin) gözünde, katlanılan fırsat maliyetine değdiğine dair ışık yoksa o proje başarısızdır ve iyi olan tarafı ya da suçlu tarafı aramak, artık işlevsizdir. Ve o ışık, aslında projeye başlamadan görülebilir. Biz buna 'kimya uyumu' diyoruz. İki taraf arasında kimya uyumuna dair açık ve samimi bir sorgulama en başta yapılmamışsa, belirsizlikte yol alınır. Sonuç iyi ya da kötü olabilir. Kimya uyumuna karar vermek ve bu uyumu devam ettirmek için de iş etiğine önem verilmesi gerekir. 


Tahmin edeceğiniz üzere, bu paylaşım durgun suda kendiliğinden çıkmadı :) Her proje başarılı olmayabilir. Yol deneyimletir, öğretir, geliştirir. Ancak, tecrübesizliğimiz ve yetkinlik açıklarımız, kurumsallaşma hevesinde ve yolculuğunda olan bir kurumun yolunu yavaşlatmamalı ve engellememeli. Başarısızlık sınırı maksimum, en yüksek faydayı sağlamamak olmalı. Ama mutlaka bir fayda olmalı.


En can alıcı kısmı ise burası; ekonomik kaygıları ve maliyet hesaplarını iki taraflı olarak paylaşıyoruz. İş etiğinin dışına çıkabilme ihtimali olan maliyet hesaplamalarını da kurumlar takdir edebilmeli. 3 oradan, 5 oradan tasarruf edilerek kurulmaya çalışılan derme çatma sistemleri toparlamak, ilk yatırım maliyetinin optimum seviyesinden her zaman çok daha yüksek oluyor.

Kurumsal Büyüme

Kurumsal Büyüme

Esneklik mi, Katılık mı?

Yorumlar

--- henüz yorum yapılmamış

Yorum bırak