İç Kontrol ve Risk Yönetimi ile Endüstri 4.0

İç Kontrol ve Risk Yönetimi ile Endüstri 4.0

Değişime Hazır Mıyız?

İş dünyası 'Değişim' kavramını uzun zamandır dilinden düşürmüyor. -2011 yılı, Endüstri 4.0 ifadesinin kullanılışından bu yana-.


Peki bu durum; farkındalık, kavrayış, ilerleme ve hazır olmaya ne kadar fayda sağladı?


Bence Ülkemizde 'değişim' kavramı çok az anlaşılabildi.


'Değişim' canlılığın temel kurallarından biri. Bugünün sorunu ise, değişimin hızı.


Değişimin bu gün yarattığı temel sorun, artık bizi hataya imkan bırakmayacak kadar dar sınırlar içinde hareket etmek zorunda bırakması. Hızlı değişim ortamı, bir noktada, en ufak bir hareketin içinden çıkılmaz sorunlar meydana getirmesine neden olur. Her değişim, mutlaka belirli bir sürede dengeye gelir. Ancak, bu denge noktasına ulaşana kadar mutlaka kayıplar yaşanır. Değişimin hızı ne kadar çoksa, kayıp o kadar çok olacaktır.


'Değişim' kavramı ile ilgili geçen bu 20 yıllık sürede hissizleştik.


Bu 20 yıllık süreyi etkili şekilde geçiremedik. 'Endüstri 4.0 Seminerleri, 'Değişim Yönetimi Eğitimleri' gibi, farkındalık artırıcı çalışmaların pek de ötesine geçemedik. Daha çok popüler olanın peşinde koşmaya benzeyen bu çaba, eğlenceli ancak çok az faydalı oldu. Biraz dikkatimizi verirsek, artık üzerinde konuşan pek kimseyi göremediğimizi de fark edebiliriz kolayca.


Geçen hafta, yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojileri ile planlama/yapılandırılma çalışmaları devam eden bir sürecin analizi üzerinde çalıştım. Çıktıları heyecan verici. Ancak, kullanılan teknoloji ithal; Teknoloji ile birlikte çalışması beklenen insan kaynağı da kurum içinde olmayacak; zaten zaman içinde giderek tükenme seviyesine kadar azalmış. Daha önce yüzlerce kişi ile yürütülen işler, artık dijital teknoloji ile daha fazla çıktı, daha yüksek etkinlik ve verimlilikle yürütülebilecek.


(İşin sosyal boyutunu konun dışında bırakıp, organizasyon boyutuna bakarsak) Tüm bu süreç bir çırpıda olmayacak. Geçiş süreci onlarca hataya açık alanla dolu. Bahsettiğimiz çıktı, etkinlik ve verimlilik hedefleri ise bu alanların yönetilmesi ile mümkün.


Gerçek dünyada 'Değişim Yönetimi' sahnede değil, sahada!


Değişimi görme, ihtiyacı analiz etme, planlama, yatırım, uygulamaya alma, rutin hale getirme, iyileştirme... Herhangi bir aşamanın hatalı yönetilmesi, çok ciddi kaynak kayıplarına sebep olabilir. Üstüne değişimin hızını eklediğimizde, hatalı yönetim nedeniyle hedeflenen sonuca ulaşılamaması/geç ulaşılması değişimin gerisinde kalmaya bağlı çok daha ciddi kayıplar ortaya çıkarabilir.


Değişim Yönetimi, Sürdürülebilirlik, İnovasyon...


Kavramın popüler kültür tarafından nasıl isimlendirildiğinin önemi yok. Bir kurum için en temel yönetim aracı 'Risk Yönetimi ve Kontrol' dür. Bu ifadeyi dünyanın en başarılı şirketlerinin liderlerinin ağzından da çok sık duymamızın nedeni budur.


Başarıyı, uzaklarda aramayın!


İyi bir 'Risk Yönetimi ve Kontrol Sistemiz' varsa, her türlü değişimi ve hızı başarıyla göğüsleyebilirsiniz.

Kurumsal Büyüme

Kurumsal Büyüme

Esneklik mi, Katılık mı?

Yorumlar

--- henüz yorum yapılmamış

Yorum bırak