Kültür, Strateji ve Operasyonu Hizalamak
İnsan olmanın doğasından kaynaklanan sebeplerle, üst yönetim, yönetici ve çalışanlar genellikle, kendi filtrelerinden geçirdikleriyle doğru yolda olduklarına ve yapılması gerekenin tam da yaptıkları gibi olduğuna inanırlar.
Oysa, strateji ve süreç seviyesinde gerçekleştirdiğim analizlerden aldığım karşılaştırmalı sonuçlar her zaman aksini gösterir.
Çalışanlar yöneticilerin, yöneticiler üst yönetimin taleplerini algıladıkları şekliyle uygular; Üst yönetim ise, ortaya koyduğu stratejinin doğru ve uygulanabilir olduğuna, operasyonla her zaman uyumlanabileceğine inanır.
Aynı süreci çalışanlar ve yöneticilerle ayrı ayrı analiz ettiğimde, olduğuna inanılanla olan arasında ciddi farklar görürüm. İkisinden sadece birinin doğru olduğu durumla ise hiç karşılaşmadım. İki perspektif bir araya geldiğinde, olması gerekene ulaşılabilir. Örneğin; yönetici görevler ayrılığını gözeten bir görevlendirme yapmıştır ve kontrolün varlığına inanarak güvende olduğunu düşünür. Çalışanlar tarafından durumun anlamı kavranmadığından, yeterli zaman ve kaynak olmadığı düşüncesiyle, yeni ve doğal bir görev organizasyonu yapılır. Çünkü onların perspektifinden; işin tamamlanması sağlanmıştır ve yöneticinin onlardan beklediği de budur.
Benzer bir durum strateji ve süreç seviyesi karşılaştırmasında da yaşanır. Yöneticilerin kaygılandıkları, bu kaygı ile odaklandıkları, ekstra çaba ve kaynak harcadıkları bir konuda üst yönetim; ''böyle bir önceliğimiz yok, biz zaten bunu biliyoruz ve bu şekilde devam etmesini istiyoruz'' diyebilir.
Benzer durumun, bir üst seviyede, kültür, strateji ve operasyon boyutunda da var olduğu, yine karşılaştırmalı bir analizle kolayca görülebilir. Örneğin, işten ayrılmaların azaltılması ve çalışan aidiyetinin artırılması için 'motivasyon bütçesi' gibi bir strateji belirlenir. Ancak bu strateji, kültürde yer bulmaz. Çünkü bu iznin nasıl kullanılacağı ve bu bütçe ile ne yapılabileceği bilgisi kültürde yoktur. Dolayısı ile operasyona dönmez. Diyelim ki döndü; 'Hangi dağda kurt öldü? Zaten her gün mesaideyiz bir de hafta sonu organizasyonu çıkardılar başımıza!' gibi karşılıklarla amacına ulaşmayabilir. Çünkü, kültür, ''değiştirdik'' deyince değişmez.
Ünlü bir sözden ilham alarak; Yanlış trendeyseniz, bunu en erken zamanda fark etmeniz; fark ettiğinizde ise, en erken zamanda inmeniz gerekir. Geçtiğiniz her durak, geri dönme maliyetinizi artırır. Yanlış trende yol alırken, tren içinde koltuk ya da vagon değiştirmek de yanlış güzergahta olduğunuz gerçeğini değiştirmez.
Yönetişim, İç Kontrol ve Kurumsal Risk Yönetimi, kurumuzun kültür, strateji ve operasyon boyutunda hizalanmasını sağlar. Eğer, bu 3 araç size henüz bu hizalanmayı sağlamıyorsa, bilgi, tecrübe ve yetkinlik açığını tamamlama ihtiyacınız var demektir.
Yorumlar