"Ütopik" Görünen, Bugünün Gerçeği Oldu

Hiper Hızlı Dünya

Geçen gün bilgisayarımın tozlu dijital klasörlerini düzenlerken 2020 yılından kalma bir dökümana rastladım. 


Pandeminin ilk ayları... Bir şirketten gelen "Değişim Yönetimi" eğitimi talebi üzerine hazırladığım ilk teklif.


​Açıp okurken o günlere gittim; global raporlar, bitmek bilmeyen okumalar ve o dönem süzdüğüm içgörülerle hazırladığım heyecanlı bir sunum. 


Yönetim kurulu ile yaptığımız keyifli ama sonu sessizlikle biten toplantıyı hatırladım. Ne olumlu ne olumsuz bir dönüş olmuştu. O gün nedenini pek anlamamıştım ama bugün o dosyaya bakınca taşlar yerine oturdu: Anlattıklarım o gün için "erken", belki de biraz "ütopik" kalmıştı.


Aradan sadece 5 yıl geçti...


Bugün artık sadece "değişim"i değil, "dönüşüm"ü konuşuyoruz. 


Peki, nedir bu iki kavramı ayıran ince ama derin çizgi?


​Değişim; bir noktadan diğerine gitmektir. Planlıdır, sonu bellidir. Dönüşüm ise; bir halden başka bir hale geçmektir. Süreklidir ve DNA’yı ilgilendirir.


Son 3 yıldır çok sayıda dönüşüm projesine katkı sağlama fırsatı buldum.


  • Kiminde süreç tökezlediğinde "Nerede hata yaptık?" sorusuyla çağırıldım.
  • Kiminde hız kesildiğinde ivme kazandırmak için çağrıldım.
  • Kiminde ihtiyaç filizlenirken stratejiyi kuran masadaydım.
  • Kiminde ihtiyacı ortaya çıkaran yerde bulundum.


​Gördüğüm tek bir ortak gerçek var: Dönüşüm yönetimi, doğrusal bir yol ya da kendi kendine yeten tekil bir yapı değil; sürekli dönen bir su değirmeni gibi. Artık hepimiz o değirmenin içindeyiz. Akışın içinde çarkları onarmaya ve her sabah yeni bir dünyaya uyanmaya çalışıyoruz.


Su (veriler, pazar koşulları, teknoloji) sürekli akıyor. Değirmenin çarkları (insan, kültür, süreçler) bazen aşınıyor, bazen yeni çarklar eklemek gerekiyor. Bazen suyun debisi değişiyor, bazen değirmenin yönü.


​Hepsini aynı anda görmek, anlamlandırmak, çözüm üretmek ve en önemlisi; doğru zamanda, doğru sırayla yönetmek gerekiyor. Bir çarkı tamir ederken suyun akışını durduramazsınız; akışın içinde onarmayı öğrenmek zorundasınız.


Özetle...

Varlığını bile unuttuğum 5 yıl önceki o "ütopik" dokümanın, bugünün standart reçetesi haline gelmiş olduğunu görmek ile tetiklenen 5 yıllık geriye bakış bana şu dağınık notları çağrıştırdı:


  • Zamanından önce söylenen söz, sahipsiz kalabilir ama değeri kaybolmaz.
  • Dönüşüm, bir yönetim kasıdır. Önemli olan değirmeni o akışa uyumlu ve dayanıklı kılmaktır.
  • Bazen her şey yolunda giderken, konfor alanı henüz bozulmamışken o "ihtiyacı" masaya koymak gerekir. 
  • Liderlik biraz da; fırtına kopmadan rüzgarın yönünü, suyun debisindeki küçük değişimleri fark etmektir.
  • En çok, değirmeni durdurup çark değiştirmeye çalışanlar ya da suyun çoktan kuruduğunu fark etmeyenler tökezliyor. 
  • Ve o sunumda değindiğim hali ile "Önümüzdeki 20 yıla sığacak değişim, geçtiğimiz 200 yıla bedel olacak"


Sizin "değirmeninizde" hangi çarklar zorlanıyor? Ya da suyun akış hızı size ne anlatıyor?

Strateji Kraldı, İcraat İhtilal Yaptı

Strateji Kraldı, İcraat İhtilal Yaptı

Raporların Tozlu Raflarından

Dünya Hızlanırken CEO’lar Neden Yavaşlar?

Dünya Hızlanırken CEO’lar Neden Yavaşlar?

Modern Liderliğin Görünmeyen Paradoksu

Yorumlar

--- henüz yorum yapılmamış

Yorum bırak